Zur Navigation | Zum Inhalt
FVCML0208 10



Makus talihini yenen Karamezra
Yılların elverissiz ve aġır koşullarına raġmen Karamezra bu kara talihine pes etmedi. Didinerek, çalişarak karalıġın hakim olduġu yerde yeşil bir cennet parçası oluşturdu. Halkın sosyal düzeyi ve yaşam standartı yükseldi. Öyle ki Karamezra 2000`li yıllarda artık yoksulu olmayan bir köy görünümü kazandı. Bölgenin fıstık ambarı konuma geldi.
Yıllık yüzlerce ton Antep fıstıġı rekoltesi bulunmaktadır. Fıstıkla beraber son yıllarda zeytinciligede kayma var. Köyün dört etrafını çevreleyen arazi yapısı bu iki temel besen degeri yüksek ürünün yetiştirilmesine oldukça müsaittir. Bostanlarında karpuz, kavun ve degişik sebzeler yetiştirilir. Sadece Karamezra degil, çevre köylerin tümünde boş araziler hızla agaçlandırılarak
doġal bir orman haline dönüşmektedir.

Hilal çizerek, kendisini çevreleyen Fırat havzasına kadar bölge
tamamıyla bir yeşil alan görünümündedir

Giderek bitime doġru giden hayvancılık yerini tümüyle tarım, kısmende ticarete bırakmaktadır. Karamezre`nin oldukça kabarık bir potansiyeli Avrupa`nın çeşitli ülkelerinde yaşamaktadır. Yüzlerce anılan bu insan kitlesi Almanya, isviçre, Fransa ve ingiltere gibi belli başlı ülkelere daġılmışlardır. Öyleki Avrupa`da bir ferdi bulunmayan hiçbir aile yok gibidir. Avrupa`da olmak, oralarda çalışıp para kazanmak Karamezra`lı gençler için her zaman cazibeli olmustur. Tabi bu beraberinde ciddi bir tehlikeyi de getirmekte, yabancılaşma gibi, kendi halk gerçekliginden uzaklaşma ve kuşak yitirimine neden olmaktadır.


 
Karamezra`nın gelişim seyri

1960-70 yıllarında Karamezra`nın ekonomisi tamamıyla tarım ve hayvancılıġa dayanıyordu. Ekime elverisli alanlarda baġcılık ve tahil egemendi. Fıstıkçılık ve zeytincilik yok denecek kadar azdı. Her yıl kuraklık tehlikesi yaşandıġından bu hayvancılıġa ve tarıma etkili bir şekilde sirayet ediyordu. Buna raġmen çoġu zaman yazları Karamezra üzüm ambarına dönüşürdü. Köy sakinleri zorunlu ihtiyaçları dışında artan üzümlerini Adana ve Diyarbakır sebze haline taşırlardı. Öyleki her yaz mevsiminde 100 kamyon üzüm satışa çıkartılırdı.Karamezra`nın bir yeşilliġi varsa o da baġlar ekinlerle sınırlı idi. Bahar aylarında yeşile bürünen meraları, yazın kavurucu sıcaklıġına fazla direnmeden sarılıġa bürünür. 1970 ve 80`lerde bu tabloya sahip olan Karamezra birkaç yıl içerisinde bambaşka görünüm kazanmada gecikmez. Doġanın tüm hısmına raġmen kısa bir sürede yeşilli bol ormanı andırır artık.

Fırat havzası gibi her taraf fıstık ve zeytin bahçeleriyle doġal bir orman görünümünü kazanır. Bundan böyle kara degil karamezra. Çalışkan ve üretken insanlarıyla bu makus talihini yendi. Artık bir imrenen yer haline geldi.

 


 
Tarihcede yaşanan trajedi
Bu köyün seccaresi, tarihçesi tam olarak ortaya çıkartılamadı. Ortalıkta anlatılanlarla yetinen bir yaklaşım dışında somut bilgi fazla mevcut degil. Arşiv ve kütüphane raflarında keşfedilmeyi bekleyen kimbilir nice bilgiler var. Bu güne kadar köyün sakinlerinden ileri gelen veya aydınlarından hiç kimse buna yeltenmemiş. Göz göre göre kaybedilen bir tarih bilinci var. Muġlaklık ve bilinmezligin ötesinde bilinç kaybı gibi bir trajedi yaşanıyor Karamezra`da. Köyün ileri gelen yaşlı insanların kendi atalarının anlatımlarına dayanarak söyledikleri bilgi kırıntıları var sadece. Mehemedi Kedir, Heci Ves ve Hemi Ele vb. lerin anlatımları birbirini tamamlayan, tutarlı bilgiler olmasa da, bu köyün ilk yerleşimcilerinin bir kesimin Adıyaman köylerinden geldigi, diger bir kesimin ise Urfa tarafından gelindigine ilişkindir.


 
Bezkilidir
Bazkılıdır Karamezra.
Bazkı Urfa`nin diġer bir ilçesi olan Bozovadan Birecik ve Halfeti`ye doġru batı ve güney taraflarını kapsayan genis düzlük alanın bölgesel adıdır. Kürtçe Bezki denilir. Arazi yapısı kırsal olan, tamamıyla kıraç ve düzlük alanlardan oluşmaktadır.

GAP projesinin merkezi konumundaki Bozova, Bezki ovasıyla Halfeti`nin kırsal alan sınırına dayanır.

Karamezra, Birecik-Halfeti karayolunun 30 kilometresindedir. Baraj suları altında kalan Eski Halfeti merkezinin 7 km berisindedir. Çevreye nazaran rakımı yüksek olan bir alanda kuruludur. Adıyaman ve Maraş daġlarının heybetli duruşuyla yüzyüzedir. Daġlarin varlıġı oldukça bir serinlik ve rüzgar akımını saġlar köye. Çok uzak da olsa Adıyaman NEMRUT zirvesi ve daġ silsilesi açık havada çıplak gözle görmek mümkündür.

2005 yılı itibarıyla nufusu yaklaşık 1000`in üzerindedir. Avrupa ülkelerine akan onlarca aileye raġmen nüfus yoġunluġundan bir şey kaybetmedi. Hatta yeni yerleşim Halfeti`nin kuruluşuyla çevre köylerden buraya kayda deger bir göç dalgası yaşandı. Oldukça dinamik ve üretken yapısını korumaktadır. Karamezra`da yaşayanlar birbirine yakın ve akrabadırlar. Birçok aile çevresi aynı kökenden gelmektedir. Sıla, iba ve Meman`lar nihayetinde birkaç kuşak öncesinde bu örnegi teşkil etmektedir. Tamami Kürt olan Karamezra, daha çok Adıyaman, Maraş ve Malatya yörelerine özgü bir benzerlik arz eden bozuk lehçeyi konuşur. Konuşulan dil Son yıllarda daha fazla türkçlesen bir seyir izlemekte. Halkın yurtseverlik ve milliyetçilik baġları zayıf olmasina raġmen, önemli oranda politize olmuş bir yapı sergilemekte, netleşen politik duruşuyla dikkatleri çekmektedir.


 
Kuru, Kara, Susuz...

Birçok yerleşim yeri ismini kendini çevreleyen doġa koşulları ve toplumsal gerçeklikte alır. Pozitif veya negatif özellikleriyle kalıcılaşan ününe, adına sahip olurlar. Zamanla bu özellikler başkalaşma uġraşlar dahi o ad kalıcılıġıyla kimbilir yüzyıllara bile hükmeder. Işte Karamezra`nın, türkçe adıyla Karaotlak`ın akibeti de tıpkı bu tanım gibidir. Bir türlü karalıktan kurtulamadı. Onunla anılageldi bugüne dek. Deyim yerindeyse her daim karalıkla iç içe kucak kucaġa yaşadı.


 
More Articles...
<< Start < Prev 1 2 Next > End >>

Page 1 of 2

Reklam