Haftanın yazısı: ROJ BAŞ..! GÜNAYDIN..! (Okumak için tıklayın)


BDP İlçe binası yanındaki Newroz alanında gerçekleştirilen kutlamaya yüzlerce bayanlar katıldı. Büyük bir coşkuyla gerçekleşen törene, Kandil Barış grubundan Elif Uludağ, Fatma Öcalan, Xezal Karayılan, DÖKH aktivisti Azize Yağız, BDP kadın Meclisi'nden Saadet Aksoy'un da aralarında bulunduğu yüzlerce kadın katıldı.
'Mezar değil özgür yaşam evleri', 'Güneşin kadınları barışla özgürleşecek' dövizlerinin taşındığı şölende sık sık 'jın jiyan azadi' (Kadın yaşam ve özgürlüktür) gibi sloganlar atıldı.
Etkinlikte bir konuşma yapan Sebiha Bayram, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeni ile bir şenlik düzenlemek istediklerini belirterek "Kadınlar Günü kutlamanın asıl amacı kadının üzerindeki baskı ve kötü muameleye dur demektir" dedi.
Barış Grubu Üyesi Elif Uludağ şölende yaptığı konuşmada, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesi ile birlikte günümüzde sosyal bir varlık olarak haklarının birçoğunu elde ettiğini söyledi. “Kadın Semaların, Zilanların, Ceylanların, Medinelerin çizgisinde ve izinde olmalıdır' diyen Uludağ, 'Kadın özgürleşecek ve parçası olduğu toplumada barış, eşitlik ve özgürlük getirecektir' dedi.
Konuşmaların ardından BDP Halfeti ilçe başkanı Mustafa Bayram, Gogana Jorîn (Yukarıgöklü) belediye başkanı Bazo Yılmaz ve kadın meclisi üyesi Sebiha Bayram kutlamaya katılan bayanlara Karanfil dağıttı ve Urfa Kültür Sanat Merkezi (UKSM)'nin müzik grubu 'Koma Hêvi' nin müzik dinletisi ile devam eden şölen, zılgıtlar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.
Kaynak: www.halfetimedya.net
Abdullah Sönmez`in kaleminden sitemizin 5. yıldönümüne dair anlamlı ve önemli bir yazı.
Sistem günümüz insanını, gayesizligin ve hedefsizligin kurbanı etmektedir. Haberlesme ve seyahat araçlarının hızla gelismesi, insanlıga rahat ve konfor vaat ederken, insanın düsünme, gelecege ait plan-proje üretme iradesini neredeyse elinden almıstır. Artık insanlık düsünmeyi baskalarına bırakmakta, kendilerine sunulan ile yetinmekte, daha kötüsü de kendisinin bir sey üretemeyecegi, üretenlerin daha üstün sekilde yaratıldıgı yanılgısına kapılmaktadır. Bu yanılgılı durum kendi icinde yeni bir toplum yaratmaktadır, bu topluma medya toplumu da diyebiliriz.
Medya toplumu dedigimiz kesim, kendi iradesini kendi elleriyle baskalarına veren kesimdir. Günümüz kosullarında medyanın insan üstündeki etkisi tartısılmayacak derecede kapsamlıdır. Sistem bu gücünu özellikle televizyon kanalları uzerinden göstermektedir. Bugün baglı oldugumuz toplumun sistemi, kendi özel televizyon kanallarında sovenizm agırlıklı olmak üzere sanatan - emekten kopuk, eklektik bilgilere dayalı, ortalama her kanal basına iki tane dizi film ekrana koyarak reyting ugruna toplumun icini bosaltmaktadır. Sistemin yarattıgı bireyler bilgi sahibi olmadan direk fikir sahibi oluyorlar. Özentiye dayalı, genel kültürden yoksun taklitçi bireyler yaraıiyor. Bunuda, “sen özgürsün, özgür oldugun için böyle düsüneceksin” adı altında bireye empoze ediyorlar. Tabi burda ki özgürlük anlayısı bilgi ve bilince dayalı degil tam tersi bir duruma tekabul etmektedir.
Birey özgürlük perdesi adı altında sunulanı maalesef oldugu gibi irdelemeden kabul etmektedir. Kendi hedefi olmadıgından dolayı baskalarının hedefi haline gelmektedir. Ona artık hedeften, basarmaktan bahsedersen, hedefsizligiyle, iradesinin üzerine yatmakta ve oldugu yerde kaldıgından, büyük isleri basaranların kendisi gibi insan olduguna onu inandıramazsın. Yada hevesi hedef ile karıstırdıgından etrafı yakıp yikmakta, basarının baskalarını ezerek kazanılan bir sey oldugunu zannetmekte, gerçek basarıya ulasamadıgı zamanda talihini suçlamaktadır.
Haliyle bu yazıyı okuyan arkadaslarda soyle bir düsünce olusmustur. "Ya arkadas bu medyanın elinde ki aracların insanlıga hiçmi faydası yok ?" Aslında tam tersi bir durum soz konusudur. Iste burada Albert Einstein'in güzel bir sözu var; "Ben atomu insanlığa hizmet etmek için buldum. Onlar bomba yapıp birbirlerini yok ettiler." Medya kuruluslarının elindeki araclarda insanlıga hizmet için bulundu. örneklendirirsek her eve bir okul göturemezsiniz. Ama televziyon, öylemi? Bırakın herkesin evinin salonuna, ta yatak odalarına kadar girdi. Etrafınıza bir bakın, televziyon izleyerek bir konu hakkında bilgi sahibi olmadan direk fikir sahibi olan ne kadar insan var? Yine bu örnegi internet içinde verebiliriz.
Günümüzde hemen hemen her kesin evinde bilgisayar var. Bu alet 20 ve 21.yüz yılın en önemli buluslarından biridir. Internet, gudusel ihtiyaçlarınız dısındaki bütün temel ihtiyaçlarınıza cevap olacak sekilde programlanmıstır. Sistem, bu aletide bomba yapıp elimize tutusturdu. Yararlarından çok bireye faydası olmayan sitelerde zaman öldürenlerimizin haddı hesabı yok. Bu kadar olumsuzluklar karsısında olumlu hareket eden duyarlı arkadaslarda var tabiki. Buna örnek, bugün köyümüze bir site kazandıran Ferhat Utkun arkadasımız. Kendi bireysel çabalarıyla tam bes yıldır sitenin içerigini doldurmaya çalısıyor.
Ferhat arkadasın çagrısına kulak veriyorum, bütün köylülerime ve bu siteyi sahiplenmek isteyen köylüm olmayan arkadaslara sesleniyorum. Gelin bu siteyi kendi yeteneklerimizle kendimize ve topluma karsı yararlı bir konumuna getirelim. Yaptıgımızdan dolayı hem toplum tarafından sevilip sayılalım hem de insanlıga hizmet etmenin zevkini kalbinizin derinliginde hissedelim. Birey'in sistemin degil, toplumumuzun tekeline koyalım. Ama sunu bilmemiz gerekir ki, gündüz yakılan mum fayda vermezken, karanlıkta yakılan mum etrafı aydınlatmaktadır. O yüzden sizde içinizdeki enerjiyle çevreyi aydınlatmak için tam su anı firsat bilin...
Anthony Robbins söyle der, “Kisiler tembel degildir. Sadece, kendilerine esin kaynagı olusturacak kadar, güçlü amaçları yoktur”. Simdi biraz sesli düsünelim! Hayatınızda hiçbir seyi siddetle istedigimiz oldu mu? Muhtemelen olmustur. O anımızı hatırlayalım, gezerken, yatarken, otururken her zaman beynimiz o amacın üzerine çalısmıstır. Çünkü beyine ne yapmak istediklerimizi söylersek, o bizim için her zaman çözüm arayısı içindedir. Hani derler ya, “Nereye gidecegini bilmeyen gemiye hiçbir rüzgar fayda vermez”.
O yüzden amacımız ne olursa olsun, ama amacımiz muhakkak olsun, yoksa birilerinin amacının aleti haline geldigimizde farkına dahi varamayız.
Abdullah Sönmez, 20 Subat 2010
Barış ve Demokrasi Partisi BDP`nin önerisiyle, Urfa'nın Viranşehir ilçesindeki Evren Paşa Mahallesi'nin adı ‘Azadi' (Özgürlük) Mahallesi olarak değiştirildi.
Barış ve Demokrasi Partisi BDP, Urfa için yürüttügü çalışmalarına hız vererek yeni başarılara imza atıyor. Ülkemizde barış ve demokrasinin gerçek anlamda gelişmesi için ilimizde darbe ve darbecileri hatırlatan mahalle ve park isimlerini değiştirip, yerlerine daha anlamlı isim koymaya devam ediyor.
Daha bir hafta önce BDP nin önerisiyle, Eski Halfeti`de bulunan ve CHP lehine verilmiş "Mahmut Yıldız Parkı ve Bulvarı" ismi Halfeti meclis üyeleri tarafından "Barış ve Kardeşlik Parkı ve Bulvarı" olarak, güzel ilçemizin adına yakışır bir isme degiştirilmişti.
Viranşehir Belediye Meclisi, 10 Şubat 2010da başkanvekili Mehmet Burun başkanlığında toplandı. 16'sı BDP, 11'i AKP’li 27 meclis üyesinin katıldığı toplantıda, BDP'li üyeler tarafından daha önce verilen Evren Paşa Mahallesinin adının ‘Azadi’ Mahallesi olarak değiştirilmesine ilişkin sunduğu önerge görüşüldü.
Toplantıda konuşan BDP'li Viranşehir Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Kodin, 12 Eylül darbesiyle 230 bin kişi yargılandığını, yüzlerce kişinin idam edildiğini belirterek, "12 Eylül'ün mimarı olan Kenan Evren'in yargılanması gerekirken, ismini yaşatarak onurlandırıyoruz. Bunun için ismin değiştirilmesi gerekiyor" dedi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, 16 BDP ve 1 AKP’li üyenin ‘evet' oyu vermesiyle Evren Paşa Mahallesi'nin adının Azadi Mahallesi olarak değiştirilmesi oy çokluğuyla kabul edildi.
Viranşehir'de daha önce belediye meclisi tarafından Demirel Mahallesi'nin adı ‘Şırnak', eski belediye başkanı İbrahim Halil Keleşabdioğlu'nun adının verildiği Keleşabdioğlu Mahallesi ise ‘Yenişehir' olarak değiştirilmişti.
Kaynak: ANF
Haberin türkce versyonu icin tiklayin: www.halfetimedya.net
Roja 8e Sebate partiya gelan BDP li Xelfetiye kongreya xwe ya yekemin lidarxist.
Kesen ku tevli kongre bun ev in:
Di destpeke de seroke BDP ya Rihaye Celil Sürücü axaftineke kir u wihani deng kir:
"Pişti ku DTP bi reya bêhuquqiye hate girtin partiya me BDP hat avakirin. Partiya me ya nu BDP ewe hemi insanen Tirkiye hembiz bike u ewe bibe partiyeke azadiye. Em dixwazin bejin ku pirsgireka kurd bi qetliaman, bi operasyonan u bi girtina partiyan qet naye çareserkirin. Lewmane em dibejin pirsgirek tene u tene bi reya diyaloge e çareser bibe."
Pişti axaftina Celil Sürücü faaliyet u raporen mali yen partiye hatin xwendin. Paşe hilbijartin hate kirin u Mustafa Bayram ji nu ve wek seroke BDP ya Xelfetiye hat hilbijartin. Kesen ku di heyeta reveberiye de cih digrin ji ev in:
Kongreya BDP bi coş u govendan qediya.
Kaynak: http://halfetimedya.net
Mina ku te zanin di hilbijartinen heremi de DTP 5 kursiyen meclisa belediyeye standibu. Li ser nave meclisa belediye ye ku 5 BDPyi u 2 AKPyi di nav de ne, nave "Mahmut Yıldız Park ve Bulvarı" hate guhertin u bu "Barış ve Kardeşlik Parkı ve Demokrasi Bulvarı".

Endame meclisa belediye Ahmet Sönmez (BDP) daxuyaniyek kir u wiha deng kir:
"Me li ser nave hevalen xwe yen BDPyi u AKPyi, wek meclisa belediye ve qerare stand. Ji ber ku nave parka me heta neha nave keseki CHPyi bu u CHP li diji vebunan e, ev yek bu sebeba nerihetiye. Em u gele me bi ve yeke nerihetiyeke mezin his dikirin, lewmane me xwast bila nave parka me ya xweşik bibe Parka Aşti u Biratiye (Barış ve Kardeşlik parkı) u nave bulvare ji bibe Bulvara Demokrasiye (Demokrasi Bulvarı).
Kaynak: www.halfetimedya.net
![]() | İro / Bugün: | 75 |
![]() | Vê mehê / Bu ay: | 1408 |