Isimsiz bir mektup...
Halit KöseDTP`nin Barış ve Özgürlük kervanı Halfeti`deydi...DTP konvoyu Yukarı Göklü Beldesi'nde yüzlerce kişi tarafından zılgıtlar ve alkışlarla karşılandı. 'Anadilde eğitim istiyoruz', 'Ne kan ne zulüm tek çözüm Demokratik Cumhuriyet', 'Em şer naxwazin', 'Biji aşitiya gelan' ve 'Pompalı Tayyip yaptığın çok ayıp' yazılı pankartlarla karşılandı. DTP Yukarı Göklü Belde binası önünde kitleye hitap eden heyet üyelerine küçük çocuklar tarafından çiçek verildi. Çiçek verilmesinin ardından Türk, kitleye hitaben bir konuşma yaptı. 'Bizler bu coşkunun karşısında AKP'nin yenilgisini ilan ediyoruz' diyen Türk, 'bizim bulunduğumuz yerlerdeki belediye anlayışı kitlenin bizi karşılaması ve şeffaflığı ile ortaya çıkmıştır' dedi. Yapılan konuşmaların ardından DTP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, DTP Urfa Milletvekili İbrahim Binici ve Diyarbakır Milletvekili Gültan Kışanak, seçim otobüsünden inerek, kitle ile birlikte halay çekti. Heyet daha sonra Halfeti'ye doğru yola çıktı. Halfeti'de yüzlerce kişi karşıladı
Yeni Göklü'nün ardından DTP'li heyet, Halfeti İlçesi'ne geçti. DTP'li yöneticiler, DTP İlçe binası önünde yüzlerce kişi tarafından karşılandı. Karşılamada, 'Sizi güneşin sıcaklığı ile selamlıyoruz' pankartı açıldı Burada konuşma yapan DTP Urfa Milletvekilli İbrahim Binici, Hakkari'de başlayan özgürlük yürüyüşlerinin devam ettiğini belirterek, 'Başbakan Erdoğan'ın 'Ya sev ya terk et' söylemlerine karşılık halk bizi bağrına basarak, AKP Hükümeti'ne ve kirli siyasetine cevap verdi. Biz özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren bir parti olarak Meclis çatısı altında Kürt sorunun barışçıl yollarla çözülmesini istedik. Ancak sistem partileri MHP, CHP, AKP birleşerek, Kürt sorununda çözümsüzlüğü dayattılar' dedi. DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk de konuşma yaptı. Türk, 'Biz özgürlükleri aralamak için özgür bir gelecek için yollardayız. Halkımız bu ülkede barış istiyor, ancak bu ülkede barışın gelmemesi, barışın yaratılmaması için karanlık güçler ve AKP şiddet yöntemine başvuruyor. Konuşmaların ardından DTP'liler Urfa'ya geçti. Birecik`ten Karamezre`ye selam… Bilindigi gibi slogan attıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 3 genç Karamezreli geçen hafta Birecik`e sevk edilmişti. Bugün gençleri ziyaret eden aileler onları görmekten çok sevindigini belirtti. Ailelerle gençleri görmeye giden bir köylü, görüşmeyi şöyle anlattı:
„Onları görünce çok sevindik, çünkü onlar çok iyiler. Voleybol futbol oynuyorlar içinde, keyfleri yerinde. Hepsi nasıl kilo almış açılmış, özellikle de Hano. Yemekleri çok ve bol. Karamezre`ye selamlarımızı iletin dediler.“ Görüşmeden 1 saat sonra Urfa`ya götürülen gençler, yarın mahkeme önünde duracaklar. Ya hemen serbest bırakılacaklar, yada slogan attıkları gerekçesiyle 2 ay daha Birecik`te kalacaklar. Morelleri yerinde oldugunu anlatan köylü, konuşmasına şöyle devam etti: „Valla onlar keyf yapıyorlar, kimi görürseniz durdurun diyorlar, deyinki bunların selamı var. Dünyanın öbür ucuna haber verin selamlar olsun diyorlar." Görüşmeden sonra şarkı söylediler „Resmi görüşmeden sonra biz dışardaydık, onlarda bahçe tarafında. Birbirimizi göremiyorduk ama sesimizi duyuyorduk. Aramızda bir duvar. Hepsi toplanmış yüksek sesle Kürtçe şarkı söylemeye başladı, biz de onlara eşlik ettik, sonra alkış falan. Kimse üzülmesin, gercekten iyiler.“ dedi.
Jı bo biranina Ahmet Kaya... „Ben bin yıldır bir arada yaşayan Türk ve Kürt halklarının kardeş olduğunu, binlerce yıl daha bir arada yaşayacağına ve yaşaması gerektiğine inandığımı her yerde söyledim. Ama Kürt realitesini de kabul etmek zorundasınız.“ Ahmet Kaya, 1957 - 2000
„Abdullah“ ismini taşıyıp Kürt olmak suçmuş meğer…! Halfeti'de yaşayan Abdullah isimli bir vatandaşımız sırf Kürt kökenli olduğu için bazı askerler tarafından suçlama ve hakaretlere maruz kaldı.
24.10.2008 tarihinde 11 yaşındaki çocuğa askerler tarafindan öncelikle ismi soruluyor, isminin Abdullah olduğunu ögrenildikten sonra – sanki bir suçmuş gibi – çocuğun Kürt olup olmadığını da soruluyor…. Cocukluk haliyle “Evet, Kürdüm“ diyen Abdullah, sırf Kürt kökenli olduğu için askerlerin kin ve nefretdolu hakaretlerinin hedefi haline geliyor. Kendisine niye küfür ettiklerini anlayamayan küçük Abdullah eve koşup yaşadıklarını ağlayarak ailesine anlatmış… Bir insanı isminden, dilinden veya ırkından dolayı aşağılamak kesinlikle doğru birşey değildir… Hele hele karşınızdaki insan 11 yaşında bir çocuk ise…! Böyle bir „Kardeşlik“ anlayışını kabul etmiyoruz ve bütün Halfeti halkını bu konuda sağduyulu olmaya çağırıyoruz. |